Acar 3 |
Deluxe |
Aylin Mary |
Standard |
Çömez |
Standard |
Blue Days |
Luxury |
Miss Angel |
Luxury |
Caner 4 |
High Deluxe |
Princess Karia 2 |
High Deluxe |
Kaptan Yılmaz 3 |
Deluxe |
L'Orient |
Deluxe |
Princess Karia |
Luxury |
Tel: +90 252 363 85 28
GSM: +90 532 431 87 84
Fax: +90 252 363 85 27
www.bitezyachting.com
Bugün Akdeniz ve Ege’nin muhteşem güzelliklerine sahip kıyılarında “Mavi Yolcuğa” katılan konukları her türlü konforuyla ağırlayarak, bu gezilerin keyifli ve unutulmaz olmasını sağlayan geleneksel Türk Guletleri, yelken ve motor donanımlı, kendilerine has bir dizayna sahip ahşap, gezi tekneleridir.
Uzun yıllar önce, Ege Denizi’nde balıkçılar ve sünger dalgıçları tarafından kullanılan Klasik Guletler; yuvarlak ve geniş kıç yapıları, sudaki düşük profili ile dalgıçlar ve balıkçıların mahsullerini rahatça koyabilecekleri geniş güverteleri ile özel bir karakteristiğe sahiptiler. Bugünkü Modern Guletler; zaman içersinde, Mavi Tur konuklarına her türlü konforu sağlayabilmek için geliştirilmiş, geleneksel dizaynlarını koruyarak çağdaş formlarına kavuşmuşlardır.
Günlük yaşamın gereklerine göre tasarlanmış olan bugünkü Guletlerin en büyük avantajı, geniş tekne yapıları ile konuklarına güverte üstünde ve iç mahallerde geniş yaşam alanları sağlamasıdır. Guletlerin ön bölümünde oldukça geniş bir güneşlenme alanı bulunur. Orta alan; bar, mutfak, oturma grubu ve yemek masalarının bulunduğu kapalı salona ayrılmıştır. Teknelerin kıç tarafında ise üzeri tente ile kapatılmış yemek masası, oturma grubu ve dümenin bulunduğu açık alan, alt kısımda ise kamaralar yer almaktadır.
50 yılı aşkın bir süredir yapılan Mavi Turların ortaya çıkışının oldukça ilginç bir hikayesi var. Mavi yolculuğun başlangıcı, Cevat Şakir’in bir öyküsünden dolayı Bodrum’a 3 yıl “kalebent”liğe mahkum edilmesine dayanır. Bodrum’daki yaşantısının, kısa sürede cezadan çok keyife dönüştüğünü gören yetkililer, onu tekrar İstanbul’a çağırırlar. Cezasının son yarısını İstanbul’da tamamlayan Cevat Şakir, tekrar Bodrum’a döner ve 25 yıl burada yaşar.
Bu dönemde yazdığı yazılarda, Bodrum’un Karia dönemindeki adından esinlenerek “Halikarnas Balıkçısı” takma adını kullanan Cevat Şakir, küçük balıkçı ve süngerci tekneleriyle arkadaşları Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi aydınların da katıldığı birkaç günlük kısa Gökova turları yapmaya başlar. O günlerde turlar için kullanılan tekneler ve imkanları oldukça mütevazidir. Basit, yelkenli bir tekneyle, kalıplar halinde buz ve balık avlamak için yem depolayarak yola çıkılır ve akşamları teknenin güvertesinde yatılmaktadır.
Sabahattin Eyüboğlu’nun teklifiyle bu turlar esnasında herkes günlük tutmaya başlar. Bir süre sonra, mavi yolculuğun ruhuna uygun olarak, her gün, bir başkası eline alır kalemi. Böylece, bir yandan mavi yolculuğun temelleri atılırken, bir yandan da şiirler, hikayeler, antik kentler üzerine yazılar yazılır.
1950’lerin ortalarından itibaren mavi tur yolcularının sayısı her yıl artan katılım ile büyür. Mavi Yolculuk adını, denizi dostluklarını pekiştirmek için mekan seçen işte bu ilk yolculardan almaktadır.
“… Havasından mı, denizinden mi; nedendir bilinmez, burada Tekel’in rakıları bile, mucize kabilinden cennet şerbetine döner…” diye anlatıyor Gökova’yı, Halikarnas Balıkçısı.
Akdeniz ve Ege kıyılarımız boyunca sıralanan göz kamaştırıcı güzellikteki koylar, sadece deniz yoluyla ulaşabileceğiniz saklı cennetler, Anadolu insanının konukseverliği, benzersiz antik kentler ve tabi ki deniz üzerinde olmanın verdiği keyif, Mavi yolculuğu özel kılan başlıca etmenler.
Bakın büyük usta “Akdeniz Gecelerini” ise bize nasıl aktarıyor;
“Yakamozlar, her denizde az çok vardır. Ama başka denizlerde ne kadar çok olurlarsa olsunlar Akdeniz’deki kadar değildirler. Bir tekneyle kıyı boyunca gidersiniz, gece vakti bir donanma şenliği üzerinden kayarsınız sanki. Denizde bir fener alayı olur. Suda hava fişekleri uçar, süzülür patlar ve dört yana renk renk, pırıl pırıl yıldızlar savrulur.
Ellerinizi suya batırın… Vücudunuz karanlıklarda görünmez, ama suya batırdığınız eliniz, ay hamurunun içindedir. Kendinizi kaldırıp denize atın… Tepeden tırnağa vücudunuz ışık olur. Yakamozlar içinde gömülü bir nur parçası olursunuz. Bir alev burgacı döner denizde. Elinizi, bacağınızı denize sallayın… Karanlık sularda saman yolları yaratırsınız.”
Günümüzde Mavi Yolculuk’ta kullanılan Guletler, konuklarına sunduğu konforun yanı sıra barındırdıkları her türlü ekipman ve donanım ile güvenlik açısından da üst düzeydedirler.





